İlk Adet Bilgi Paketim Okulda Projesi: Tabuları Yıkan Bir Başarı Hikâyesi
Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi, genç kızların ergenlik sürecine hazırlanması Kıbrıs’ın kuzey kesiminde de uzun yıllar boyunca ihmal edilmiş bir konu oldu. Ders kitaplarında yalnızca birkaç cümleyle geçiştirilen adet döngüsü, çoğu zaman bir tabu olarak kabul edildi. Aileler ve öğretmenler ise yeterli bilgiye sahip olmadıklarından, genç kızlar ilk adet deneyimini çoğu kez hazırlıksız ve korku içinde yaşadılar. İşte tam da böylesine önemli bir ihtiyacın karşılanmasına ön ayak olabilmek için Kıbrıs Kadın Sağlığı Araştırmaları Derneği (KISAD), Sivil Büyü (Grow Civic), Sivil Alan Projesi kapsamında, Avrupa Birliği’nin Kıbrıs Türk toplumuna yönelik Yardım Programı tarafından finanse edilen aktif yurttaşlık ve kapasite güçlendirme programı desteğiyle “İlk Adet Bilgi Paketim Okulda” projesi hayata geçirdi.
Projenin amacı, genç kızların kendi bedenlerini korkmadan tanıyabilmelerini sağlamak, ailelerin çocuklarına destek olabilmelerine yardımcı olmak ve öğretmenlerin öğrencilerine güvenle rehberlik edebilmelerini mümkün kılmaktı.
Projenin yaratıcılarından KISAD yönetim kurulu üyesi ve biyoloji öğretmeni Naciye Fikretler, projeye giden yolu şu sözlerle anlatıyor: “Çocukların kendi vücutları hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıklarını fark etmek, adet konusunda aslında ne kadar cahil olduğumuzu ve bundan dolayı da çocuklardaki endişenin, korkunun fazla olduğunu görmek, bizi böyle bir eğitim programına başlamakta en çok motive eden şeydi.”
Projenin hazırlık sürecinde dernek, tüm okul müfredatlarını tek tek inceledi. Naciye Fikretler, ortaya çıkan tabloyu şu sözlerle özetliyor: “Lisedeki biyoloji dersi dışında, ortaokullarda adet yalnızca bir kelime olarak geçiyor. Ne olduğu anlatılmıyor. Çocuklar, eğer evde de bilgilendirilmedilerse, ne olduğunu bilmeden bir kanamayla karşılaşıyorlar. Bu da çok korkutucu bir şey.”
Bu boşluğu doldurmak için “İlk Adet Bilgi Paketim Okulda” projesi üç aşamalı bir yol haritası izledi. Önce rehber öğretmenler eğitildi; biyolojik açıdan eksik kalan bilgileri tamamlandı. Ardından velilerle buluşmalar düzenlendi. Fikretler, kendi deneyimine de değinerek şunu söylüyor: “Ben de bir ergen annesi olarak biliyorum ki ne kadar okursak, ne kadar öğrenirsek öğrenelim, ergenlik hepimiz için korkutucu bir süreç. Kaldı ki hiç okumayan, öğrenmeyen veliler de var. Onlar için ayrı bir kapı olduğumuzu düşünüyorum.”
Son aşamada kız öğrencilere kapsamlı eğitimler verildi ve özel olarak hazırlanmış broşürler dağıtıldı. Bu broşürler yalnızca Türkçe değil, İngilizce, Rusça ve Farsça olarak da basıldı. Çok dillilik sayesinde farklı anadillere sahip aileler ve öğrenciler de bilgiye erişme fırsatı buldu.
Doç. Dr. Filiz Yarıcı, kendisi de bir ebeveyn ve ayni zamanda da 21 yıllık ebelik mesleği deneyimiyle projeye önemli katkı sunan isimlerden. Onun mesajı oldukça yalın ama güçlü: “İnsan bilmediği şeyden korkar. Adet olmaktan korkmayın; yanlış bilmekten korkun. Dolayısıyla kendi bedeninizi ne kadar iyi tanırsanız, bu fizyolojik süreci o kadar sağlıklı yönetirsiniz.”
Projenin etkilerini en iyi yansıtan anılarından biri, Yarıcı’nın hafızasında derin bir iz bırakmış:
“Bir anne beni aradı. Kızının okulunda ertesi gün eğitim vereceğimi öğrenmişti. Bana eğitimin içeriğini sordu. Amacımızı, ne anlatacağımızı, bunun çocuklar için önemini tek tek anlattım. Telefonda bana, ‘Sadece kendi kızım için değil, Kıbrıs’taki tüm kız çocukları ve tüm anneler için teşekkür ediyorum’ dedi. O an kalbime dokundu. Dedim ki evet, biz doğru yoldayız ve mutlaka devam etmeliyiz.”
Ancak bu yol kolay değildi. Yarıcı, toplumda kadın bedenine dair rahatça konuşabilmenin önündeki engeli şöyle tarif ediyor: “Kadın bedeni tarih boyunca hep tabu olarak görülmüş, konuşulmaktan kaçınılmış. Kadın bedeniyle ilgili bir şeyler söylemeye çalıştığınızda toplum tarafından, özellikle erkek sesleri tarafından susturulmaya çalışıldık. Ama biz yılmadık. Amacımız farklıydı: kız çocuklarımız kendi bedenlerini tanısın ve fizyolojik sürecin sağlıklı olduğunu bilsin.”
Eğitimlerin ardından öğrencilerdeki değişim gözle görülür hale geldiğini anlatıyor Yarıcı ve Fikretler. Önceleri korku ve endişeyle yaklaşan gençler, sürecin yaşamın doğal bir parçası olduğunu öğrenerek rahatlamışlar. Fikretler’in sözleriyle: “Eğitimlerden önce adeti korkutucu, endişe verici bir şey olarak gören çocuklar; eğitimlerden sonra bunun normal, yaşamın bir parçası ve kadınlığın doğal bir süreci olduğunu daha çok kabullenen bireylere dönüştüler.”
Projenin en büyük kazanımlarından biri kalıcı bir etki yaratacak olması. Yarıcı, bunu şu şekilde açıklıyor:
“Bizim için en önemlisi bu eğitimin sürdürülebilir olmasıydı. Artık rehber öğretmenlerimizin hizmet içi eğitim programlarında adet konusu yer alıyor ve bu çok büyük bir başarı. Bir sonraki hedefimiz, konunun doğrudan müfredata eklenmesi ve daha erken yaş gruplarına ulaşılması.”
Tüm bu sürecin mümkün olmasında AB Finansmanlı Sivil Büyü Programı’nın desteği belirleyici oldu. Yarıcı bu noktayı şöyle dile getiriyor: “Küçücük başlayan bir hayal, Sivil Büyü sayesinde kocaman bir dönüşüme evriliyor. Biz bir şeyler yapmak istiyoruz ama ekonomik desteğe de ihtiyaç duyuyoruz. Bu destek sağlandığında hayallerimiz gerçeğe dönüşüyor.”
Bugün “İlk Adet Bilgi Paketim Okulda”projesi sayesinde, projeden yararlanma imkânı bulan genç kızlar kendi bedenlerini korkmadan tanıyabilmekte, aileler ergenlik döneminde çocuklarına güvenle destek olabilmekte ve öğretmenler doğru bilgiyle öğrencilerine yol gösterebilmektedir. Bir zamanlar tabu sayılan bir konu, artık konuşulabilen, eğitimlerde yer bulan ve gençlerin yaşamını kolaylaştıran bir bilgi haline gelmiştir.
Proje Hakkında:
Sivil Alan, Kıbrıs Türk toplumuna yönelik AB Yardım Programı kapsamında finanse edilen teknik yardım projesidir. Projenin genel amacı, Kıbrıs Türk toplumunda demokratik değişimi ve güven artırıcı önlemleri destekleyen daha güçlü bir sivil toplum inşa etmeye katkı sağlamaktır. Aralık 2020’den Aralık 2025’e kadar yürütülen proje, dört ana hedefe odaklanır: kamu katılımının artırılması, Sivil Toplum Kuruluşlarının karar alma süreçlerindeki rolünün güçlendirilmesi, STK faaliyetleri için daha elverişli bir ortamın teşvik edilmesi ve Kıbrıs Rum toplumu STK’larıyla daha güçlü bağların geliştirilmesi. Sivil Alan – Kıbrıs Türk toplumundaki sivil toplum kuruluşlarına sürekli destek adlı yeni teknik yardım projesinin uygulaması Aralık 2025’te başlamış olup 30 ay sürecektir. Projenin genel amacı), Kıbrıs Türk toplumunda AB değerlerini yaygınlaştıran, demokratik dönüşümü ve Kıbrıs sorununa çözüm sürecini destekleyen daha güçlü bir sivil toplum oluşturmaktır.
Daha fazla bilgi için: https://civicspace.eu/en/
